Gündem

Dervişoğlu: “Siz buraya soru sormaya değil, şöhret olmaya gelmişsiniz”

İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında İzmir’in üzerinde konuşulması gereken problemleri olduğunu ve TBMM’de takipçisi olmaya devam ettiklerini söyledi.

Dervişoğlu açıklamasında şunları söyledi: 

“İzmir’de yaşanan deprem İzmir için çeşitli mağduriyetleri beraberinde getirdi. Bu mağduriyetleri giderilmesi sorunların ortak akılla aşılabilmesi için TBMM’de bir komisyon kuruldu yakında çalışma sonuçlarını paylaşacağız. 
İzmir’in çernobili diye anılan Gaziemir’deki kurşun fabrikası var. Burada radyasyon oranları çevre ve insan sağlığını tehdit eder durumda bununla ilgili soru önergesi verdik sonucunu bekliyoruz. Geriye dönük araştırmalarımızı da sürdürüyoruz, sorumluların kimler olduğunu ihmalin neden olduğunu da yakında paylaşacağız. Ayrıca Çeşme’de bir turizm planı var bununla ilgili olarak yetkililerle görüştüm karşılıklı beklentilerin çerçevesini belirledik bu kapsamda o alanda İYİ Parti olarak verilmesi gereken katkıyı vereceğiz. Problemleri ortak akılla çözmek noktasında bir kararlılığı var İzmir’in. Bu kararlılık İzmir’e yakışan bir kararlılıktır. 

TÜRKİYE ELİM KAZALARIN ÜLKESİ HALENE GELMİŞTİR

Dün Hatay’da elim kazada şehit olan iki askerimize Allah’tan rahmet, kederli alilerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Türkiye elim kazaların ülkesi halene gelmiştir. Keza ekonomi elim bir tablo ile karşı karşıya. Adalet sistemimizin elim hataları demokrasimizin elim yasaklarına sahne oluyor. Anormalliğin normal kabul edildiği tuhaf bir dönemden geçiyoruz. Meşrutiyetle başlayan demokratik tarihimiz bir bakıyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanı’nın iki cümlesiyle yerle bir oluyor. Biliyorsunuz düne kadar çok partili hayata geçtiğimiz dönemi yere göğe sığdıramayan Sayın Cumhurbaşkanı Türkiye’nin çok partili dönemi taşıyamayacağını söyledi. İletişim başkanlığının bu konuda tek kelime etmemesi manidardır. Tek adam rejimini öve öve bitiremeyen bir siyasi aklın çok partili sistem yerine tek partisi sistemi koyması yadırganacak bir durum değildir. Bunu Türkiye yadırgar, medeniyet yadırgar, demokrasi kültürümüz ve inancımız yadırgar. Bir zamanlar demokrasi amaç değil araç diyebilen siyasi öğreti maalesef bunu yadırgamaz. İş başında bulunanlar öyle bir öğretinin getirdiği akli bataklıkta boğulmak durumunda kalmış şahsiyetlerdir. Tek parti tek adam ben dedim oldu anlayışları bu arkadaşların fıtratında vardır. 
Türk demokrasisi milli iradenin mührü ile yakın bir gelecekte yeniden rayına oturacaktır. Cesurlar hareketi ve İYİ Partinin varlığı nasıl bir çok alanda bu eğri düzenin bir çok kazanımını ellerinden aldıysa, tek adamlık sevdasını da de ellerinden alarak ülkemizde demokrasini tam ve kamil olarak yaşamasını sağlayacaktır. 

TÜRKİYE SANATÇISINA ENSTRÜMAN SATTIRACAK BİR ÜLKE DEĞİLDİR, OLMAMALIDIR

Pandeminin en çok vurduğu toplum kesimlerinden biri de sanatçılarımızdır. Pandeminin ilk günlerinden bugüne konser veremeyen, sahne alamayan, sahne emekçilerinden organizasyon şirketlerinin çalışanlarına kadar büyük bir sektör ağır problemlerle karşı karşıyadır. Türkiye sanatçısına enstrüman sattıracak bir ülke değildir, olmamalıdır. Türkiye sanatçısının intihar etmesine seyirci kalacak kadar çaresiz bir ülke değildir, olmamalıdır. Sayın genel Başkanımız milletin kürsüsünde dezavantajlı gruplara söz verdikçe, o sorunların aşılabilmesi için hükümet vaziyet alıyor. Bir takım adımlar atıldı çok yeterli bulmadık ama hiç olmazsa adım atılmış olmasını olumlu karşıladık. Aslında iktidar sunduğumuz çözüm önerilerine kulak tıkamasaydı milletimiz bu kadar sorunla baş etmek zorunda kalmayacaktı. 

BORÇ VERMİŞ YA DA BORCU ERTELEMİŞLER ÇIKIP 661 MİLYAR LİRA DESTEK VERDİK DİYORLAR

Tek adam zihniyeti tek parti hevesi iktidarı doğruları görmekten mahrum bırakıyor. Demokratik kültürden yoksun olan iktidarların özelliği ya gerçekleri reddetmektir ya da gerçeklerin üzerini yalanlarla örtmektir. Bir örnek vereyim, Sayın Cumhurbaşkanı dedi ki, pademinin başından bu yana milletimize 661 milyar liralık destek verdik. Peki gerçek ne? Gerçek Hazine ve Maliye Bakanlığının raporunda, Sayın Cumhurbaşkanı’nın sözünü ettiği 661 milyar lirasının 652 milyarı kredi ve borç ertelemeden ibaretmiş. Yani destek değil borç ve kredi vermişler. Vergi ve ceza gibi bir kısım borçları ertelemişler. Vatandaşa doğrudan giden destek sadece 9 milyar liradır. Borç vermiş ya da borcu ertelemişler çıkıp 661 milyar lira destek verdik diyorlar. 

SAYIN CUMHURBAŞKANI’NI BOŞ KONUŞMAMAYA VE TÜRKİYE’DE EKONOMİK DENGELERİ RAHAT BIRAKMAYA DAVET EDİYORUM

Sayın Cumhurbaşkanı her konuştuğunda dolar 25 kuruş artıyor. Doların artmasını dış borç stoğumuza katkısı 112 milyar lira. Sayın Cumhurbaşkanı’nı boş konuşmamaya ve Türkiye’de ekonomik dengeleri rahat bırakmaya davet ediyorum. Milletin yaşadığı çaresizlikle alay etmekten artık vazgeçsinler. 
Siyaset tarihi bize der ki; böyle bir nobranlığı, böyle bir vurdumduymazlığı, böyle bir yalancılığın sonu yolculuktur. Neyin yolculuğu? Abbas’ın yolculuğu, Abbas yolcu. Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu yoktur, Türkiye güçlü ve zengin bir ülkedir. Beşli müteahhit çetesini değil, milletini önceleyen bir iktidar, beşli ihale çetesinden ziyade milletinin problemlerini önemseyen bir iktidar, milletin bütün problemlerinin üstesinden gelir ve o gün de her geçen gün yaklaşmaktadır. 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e dil uzatan meczuplar bilmelidir ki, milletin artık sabrı tükenmiştir. Gazi Mustafa Kemal’e hakaret edenden din adamı olamayacağı gibi adam da olmaz. 
BEN SADECE TARİHLE SÖZLEŞENLERDEN DEĞİLİM AYNI ZAMANDA YÜZLEŞENLERDENİM
Basın toplantısından ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Dervişoğlu’nun sorulara verdiği yanıtlar şöyle:  

Doğu Perinçek’in iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz? 
“Sorusu soran arkadaşımız Doğu Perinçek’e yakın bir kanala mepsup, sizi de ağırlamaktan bahtiyarız. Ben sadece tarihle sözleşenlerden değilim aynı zamanda yüzleşenlerdenim. Elinizdeki belge Ergenekon dosyasında vardır. Ben göstereyim bu belgenin üstü nedir? Savcılık tarafından mı yazılmıştır? Hayır. Emniyet tarafından mı yazılmıştır? Hayır. Mahkeme tarafından mı yazılmıştır? Hayır. Bunu kaydı düşen bu belgeyi tanzim edendir. Bu belgenin bu tarafında suikastten bahseden harhangi bir emare yok ama bunun üzerine bunu yazarsanız bu bir suikast belgesi oluyor bu sahte tanzim edilmiş bir belge. 
Milliyetçi Hareket Partisi’nde görev yaparken de İYİ Parti’de görev yaparken de Milli İstihbarat Teşkilatı ile en ufak bir bağım olmamıştır. Bir irtibatım da söz konusu değildir. Milli istihbarat Teşkilatı Türkiye’nin şerefli bir kuruluşudur. O şerefli kuruluşta görev yapan şerefli insanlar vardır o şerefe ben nail olamamışım. 

DOĞU BEY KENDİSİNE SUİKAST YAPILACAĞINI ÖĞRENDİYSE DİREK SAVCILIĞA GİTMESİ GEREKİRDİ 

Kara para akladığı ve kirli ilişkileri olduğu söylenen Dere Döviz ile bağlantınız nedir? 
“Öyle bir iddia yoktur yeni gündeme gelmiş ise bu da bir iftiradır. Ticareti ile hiçbir ilişkim bulunmayan vefat etmiş kayınpederime ait bir döviz bürosudur Dere Döviz. Belgede 2000 yazıyor, Dere Döviz yazıyor burada suikast yok ama bu döviz bürosunun sahibine 2002 yılının başında silahlı suikastte bulunuldu. Bu belgenin tanzim edildiği tarih suikastten sonra gerçekleştirilmiş. Ben o belgenin üzerine Müsavat Dervişoğlu’na suikastin belgesi yazsaydım bu bana karşı yapılacak bir suikastin belgesi mi olacaktı? Suikast demiyor. Bu belge şayet bana gelseydi ve Doğu Perinçek size suikast yapacaktı deseydi ben önce savcılığa giderdim. Doğu bey neden bu evrakı arşivine götürdü? Doğu Bey’in geçmişi çok mu durgun. Doğu Beyin gazete dediği gazetelerin manşetlerinden ülkücüler hedef gösterilecek şehit ettirildi. Doğu bey çok mu masum? Şimdi bu iddiada İbrahim Şahin vardı başında. İbrahim Şahin ile bizim yaylalarımız bile bir. İbrahim Şahin ile Doğu Bey görüştü mü görüşmedi mi bilmiyorum. Doğu bey kendisine suikast yapılacağını İbrahim Şahin’den duymuş ise direk savcılığa gitmesi lazım. Ergenekon operasyonu sırasında Doğu Perinçek’e bu belge soruluyor senin evinde bu belgenin ne işi var deniliyor. Doğu bey buna makul bir cevap bulamayınca fabrikatörlük yapıyor uyduruyor. 

DOĞU BEY’İN GELENEĞİ ÖLÜLERİ ŞAHİT GÖSTERMEYE MÜSAİTTİR

Ben çiğ yemedim karnım ağrımaz, ben kimseyi şahit etmedim, ben kimseye suikast yaptırmadım çok rahatım. İbrahim Şahin denen kişinin Doğu Perinçek’e sana suikast yaptırmak kişi Müsavat Dervişoğlu’dur dediğine inanmıyorum. Şundan inanmıyorum, 2009’da kendisine gelenin Muzaffer tekin olduğundan bahsetmedi hiç Doğu Bey. Onu yeni çıkardı. Çünkü Doğu Bey’in geleneği ölüleri şahit göstermeye müsaittir.  

BEN DOĞU PERİNÇEK’İ FABRİKATÖR SANIYORDUM MEĞER MERDİVEN ALTI İMALATÇIYMIŞ

Doğu Bey’i savunmak istiyorsanız hukuk mezunuysanız mahkemeye vereceğim mahkemede savunursun. İbrahim Şahin biliyorsunuz geçirmiş olduğu trafik kazasından ötürü hafızasını yitirdiği için Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından affedilmişti. Şimdi İbrahim Şahin’e gider sorarlar bunu sen mi söyledin diye ama ben Doğu Perinçek ile ilgili olarak bu belge sahtedir, üretimdir, ben kendisini fabrikatör sanıyordum meğer merdiven altı imalatçıymış, tamamen kendilerinin uydurduğu bir belgedir.” 

SİZ BURAYA SORU SORMAYA DEĞİL ŞÖHRET OLMAYA GELMİŞSİNİZ

Meral Akşener Ergenekon balyoz tertibinin kuvveti olan fethullahçı örgütü emniyet teşkilatı yerleştirmiştir dedi siz ne diyeceksiniz? 
 “Bu bir iftiradır. Doğu Perinçek’in hastalığı çalışanlarına da nüfuz etmiş. Siz buraya soru sormaya değil şöhret olmaya gelmişsiniz.” 
İYİ PARTİ, TÜRK DEMOKRASİ HAYATININ KURTULUŞ SAVAŞINI VEREN BİR SİYASİ PARTİDİR 
Türk ordusunun içerisine kulak yerleştirilmesi meselesini biliyor muydunuz, siz de bu işin içinde miydiniz? 
 “Nerden işin içinde olayım. Benim Milli istihbarat Teşkilatı içinde olduğu iddia edenlerin şeref ve haysiyeti varsa bunu ispatlar. O dönemde kulak yerleştirildiği iddiasında bulunduğunuz şahsiyetlerden bir tanesi Emniyet Genel Müdürüydü Ak Parti’de milletvekilidir. Bir diğeri de yandaş medyada köşe yazarlığı yapıyor. Hiçbir yerde böyle demokratik bir ortam bulamazsınız. İYİ Parti kendisini iftira atan bir adama bağlı gazeteciler tarafından sorgulamaya kalkışmasına bile rıza gösteriyor. Bu külliyen iftira, bu dokuma. İYİ Parti ile yedi düvel uğraştı İYİ Parti Türk demokrasi hayatının kurtuluş savaşını veren bir siyasi partidir” 
15 Temmuz gecesi Doğu Perinçek bu bir Amerikancı, fethullahçı darbedir dedi. O gece Sayın Akşener ve Siz neredeydiniz? 
 “Benim o gece attığım bir tweet var şartlar ne olursa olsun demokrasiye demokrasinin erdemine sonuna kadar sahip çıkacağım dedim. Sayın Genel Başkanın da benzer bir tweete var. Biz darbe yapılacağını bilmiyorduk Sayın Genel Başkan evindeydi ben de Bodrum’da tatildeydim.” 

DOĞU PERİNÇEK BEKAA’YA GİTMİŞTİR İHANET DOKUMUŞTUR, BURADA DA GELİYOR İTİBAR CELLATLIĞI DOKUYOR

Mehmet Eymür ile ilişkisiniz var mı? 
“Benim Mehmet Eymür ile hiçbir ilişkimin olmasına gerek yok. Benim ideolojik bir kökten geldiğimi biliyorsunuz. Fabrikatör ne demek? Ben diyorum ki, size bu uluslararası örgütlerin taktığı bir lakaptır. Google girin fabrikatör yazın yalancı çıkar, iftiracıdır. Fabrikatör kumaş dokuyucu demektir yani yalan dokuyan iftira dokuyan demektir. Doğu Perinçek gazete çıkarmış, ülkücüleri hedef göstermiştir cinayet dokumuştur. Aydınlık gazetesinin manşetinde hedef gösterilip öldürülen bir sürü insan gösteririm. Bekaa’ya gitmiştir ihanet dokumuştur. En sonunda bana geldi bir reeel siyaset olmayabilir, bir siyasi suikast hedefleniyor başka bir iş var bu işin arkasında, burada da geliyor itibar cellatlığı dokuyor. Gazetecilik yapacaksanız sorun.” 

SAHTE EVRAKLA KAMUOYUNU YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞAN BİR ADAMIN DOĞRULARINA NASIL İTİBAR EDEYİM

Ulusal Kanal’da programa alıp konuları konuşmak isteriz katılmak ister misiniz?  
“Ben babadan siyasetçi bir adamım. Ben bütün bir ömrümü açık ve şeffaf bir biçimde yaşadım. Kusurlarım ve kabahatlerimle ilgili öz eleştiri yapma kabiliyetine sahip bir insanım. Ama iftiraya, bu belgeyi hazırlasam Müsavat Dervişoğlu’na suikast belgesi desem ve bunu bana Muzaffer Tekin getirdi Doğu Perinçek bana suikast yapacakmış desem bu ahlaklı bir davranış mıdır? Bu belgenin üzerine bu yazıyı kim yazdı. Doğu Perinçek yazmış bu mahkemeden alınmış aslı gibidir.. bu evrak bile sahte. Sahte evrakla kamuoyunu yönlendirmeye çalışan bir adamın doğrularına nasıl itibar edeyim. Davetiniz hoştur, icabet edilip edilmeyeceği konusunda cevabımı bildiririm iftiradan vazgeçecek yalnız. Ben Doğu Perinçek ile defalarca televizyona çıktım. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi görüştüm. Benim böyle bir şey yapma ihtimalim söz konusu olsaydı bu soruları bana yönlendirirdi, sorardı. İbrahim Şahin bunu getirdi diyor 2006’da Ergenekon davasında da çıkıyor, İbrahim Şahin’e siz Mossat ve CIA’nın emri ile PKK’ya silah götürüyordunuz. Mahkemede İbrahim Şahin fenalık geçiriyor. Bu iftira sadece bana değil ona da atılmıştır.”         

BİZ MİLLETLE HEMDERT OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı’nın daha neler olacak açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? 
“Biz o provokasyonların arkasında acaba kimler olur diye değerlendiriyorken Sayın Cumhurbaşkanı’nın sen daha dur bu başlangıç demesinden sonra yeni bir fail arama ihtiyacımız ortadan kalktı. Bu saldırılara karşı başta sayın genel Başkanımız olmak üzere İYİ Parti efsunludur. Gezmeye devam edeceğiz. Biz milletle hemdert olmaya devam edeceğiz. Milletin sıkıntıları ifade etmeye devam edeceğiz, dezavantajlı grupların sözcülerini milletin kürsüsünde çıkarmaya devam edeceğiz. Biz başkaları istedi diye hırçınlaşmayacağız. Başkaları istiyor diye sert söylemiş mümessili olmayacağız. Hakaret dilini, hamaseti kullanmayacağız millet neyi istiyorsa onu konuşacağız. Çünkü millet bizi çağırıyor” 
Sedat Peker’in açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? 
“İddialar muteber midir bilmiyorum ama vahim olduğu bir gerçektir. Cevaplanmaya muhtaç olduğu bir gerçektir. Bunlar doğrular ortaya koyup yanlışları yok etmeyi. Yanlışlardan hareket ederken de doğruları yok etmeyi çok iyi bilirler. Bu iddialar devam ederken böyle bir boş bir iddiayı ortaya atıp benim aksini ispat edeceğimi bildiğinden o yanlışsa bu da yanlıştır hissiyatı yaratmış olabilir.” 
Torbalı Belediye Başkanlığı seçimi ile ilgili neler söyleyeceksiniz? 
“Ortada bir görevden alma yok, kayyum yok, suiistimal yok, mahkeme yok, tutuklama yok ortada bir vefat var. Tıpkı rahmetli Ahmet Priştina’nın vefatı gibi. AKP yeni kurulduğunda gerçekten demokratik açıdan gerçekten Akmış. O ak demokratik bakışla vefat eden Priştina’nın yerine bir belediye başkanı çıkamamıştır. Şimdi Torbalı belediye başkanımızın yerine aday çıkarmadan önce ben bu örneği verdim 2004’te yaptığınızı yapın dedim. Ama onu yapmadılar şimdi mahkeme üzerinden birşeyler yapmaya çalışıyorlar. Bu İzmir’in demokrasi kültürü ile bağdaşan bir şey değildir Adalet ve Kalkınma Parti Yöneticilerini bu konudaki tavrı ile ilgili kendi düşüncelerini gözden geçirmelerini isterim.” 
İYİ Parti’nin kadına şiddet ile ilgili bir çalışması var mı? 
“Bizim genel başkanımız bir kadın, gazetecilerin polisiye haberlerini içeren üçüncü sayfalarında biz hem kadına şiddet haberleri görmek istemiyoruz hem de intihar haberleri görmek istemiyoruz. Gerek soru önergeleri bakanlıktan bilgi alarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. En büyük endişemiz İstanbul Sözleşmesinin feshinden sonra yasalara koyduğumuz birtakım kazanımlardan iktidar vazgeçebilir endişesi taşıyoruz o sebeple mücadelemizi sürdürüyoruz. Kadınlarımızın yanındayız. Bu kadına karşı şiddete oluşturulmuş mazerete de karşıyız. Kadına şiddete hayır, sonuna kadar kadınlarımızın yanındayız.”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin performansını nasıl buluyorsunuz? 
“Yerel seçimlere 3,5 sene var o zamana kadar köprünün altından çok sular akar. İYİ Partinin hedefi TBMM’de iktidar sıralarında oturmaktır. Bunun için İzmir’in çok büyük destek vereceğine inanıyoruz. Biz başkaları gibi 10 puan 20 puan artacağız demiyoruz. İYİ Parti alın terinin partisidir, ben burada sizin için terliyorum beni oraya gönderen arkadaşlar ter dökerek gönderdiler. Terimize, emeğimize, kadınımıza, gencimize hangi yaş grubunda olursa olsun emeği geçen herkese saygı gösterilmesini istiyorum ben o emeğin, o mücadelenin önünde saygıyla eğiliyorum.”

BİZ TÜRKİYE’NİN VİCDANIYIZ

Partinin kuruluş aşamasında salon bulamazken Sayın Akşener’in il gezilerini görüyoruz muazzam kalabalıklar var bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?  
“Genel Başkanımızın dediği gibi, 10 kişi bir araya gelirse çete olur bin kişi vicdan demektir. Biz şimdi on binleriz, yüzbinleriz, milyonlarız biz Türkiye’nin vicdanıyız. Benim varlığım belki bir kısım insanı o sebepten rahatsız ediyor, ben mücadele geçmişi belli olan bir insanım. Biz milyonlarla buluşacağımızı biliyorduk, yükseltilerin üzerinde konuşacağımızı biliyorduk. Bize seçime giremezsiniz dediler bunu söyleyenler meydanlardan cevabını alsın. İYİ Parti çetelerin değil milletin vicdanıdır, milletin vicdanının sesidir. O sebepten aziz milletimize şükranlarımı sunuyorum.” 

ASLOLAN SİYASİ PARTİLERİ MİLLETİN KURMASIDIR

Sayın İnce yeni bir parti kurdu millet ittifakına olumlu olumsuz nasıl bir etkisi olur? 
“Siyasette yakınlığın mezura ile ölçülecek bir şey olmadığını biliyorum. Aslolan siyasi partileri milletin kurmasıdır. Millet kurarsa millet yaşatır. Kurucuları millet değilse o partiler millete mal olmaz dolayısıyla yaşatılamaz. Sayın İnce’nin kurduğu parti de demokrasimiz açısından bir çeşitliliktir. Fazlasında bir mahsur görmüyorum. Partilerin nasıl kurulacağı belli o şartları yerine getirenler elbette siyasi parti kurabilir. İYİ Parti milletin kurduğu, milletin yaşatma iradesi sergilediği, liyakatli kadrolara sahip bir siyasi kurumdur. Bütün siyasi partilere de seçimde başarılar diliyorum. Ama zafer İYİ Parti’nin olacaktır diyorum.”  

Hibya Haber Ajansı

Etiketler

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı