Sponsorlu Bağlantılar

Mide Küçültme Nedir?

Mide Küçültme Nedir?

Obezite yalnızca Türkiye’de değil dünyanın birçok ülkesinde ciddi anlamda sağlığı tehdit eder durumdadır.  Ayrıca obezite bir hastalık olmasının yanı sıra birçok hastalığın da tetikleyicisi durumundadır.  Bu nedenle obezitenin tedavi edilmesi beraberinde birçok hastalığında tedavi edilmesi anlamına gelmektedir.  Obezite tedavisinde hasta aşırı kilolarından kurtulur ve bunun yanı sıra beslenme alışkanlığını disipline etmesi sağlıklı bir yaşam sürmesini beraberinde getirir. Mide küçültme operasyonu obeziteye alternatif oluşturacak niteliktedir.

Mide Küçültme Nasıl Yapılır?

Mide küçültme operasyonu uzun süre egzersiz ve diyet yapılmasına rağmen aşırı kilolarından kurtulamayan hastaların başvurduğu bir tedavidir.  Mide küçültme operasyonunda midenin belli bir kısmı alınarak küçültülür.  Mide küçültme operasyonu sonrasında hasta az gıda alarak ciddi anlamda tokluk hisseder.  Bu operasyon midenin belli bir kısmı alınarak özellikle alınan kısım iştahı yöneten kısımdır.  Dolayısıyla geriye kalan dyaklaşık olarak muz biçiminde ve ölçülerinde bir mide kalır.  Midenin alınan kısmı iştah salgılayan hormonun bulunduğu kısımdır.  Dolayısıyla ameliyattan sonra hastada açlık hissi oluşmaz.  Mide küçültme operasyonu yani tıpta diğer adı ile tüp mide laparoskopik yöntemlerle yapılır.  Çok az küçük kesiler yapılarak mide boşluğuna girilir ve ameliyat gerçekleştirilir.

Mide Küçültme Fiyatları

Mide küçültme operasyonu mutlaka hastane koşullarında yapılması gereken bir operasyondur.  Bu konuda referans ön plandadır.   Deneyimli ve tecrübeli cerrahlar tarafından yapılması mide küçültme operasyon fiyatlarının önüne geçmektedir.  Çünkü mide küçültme operasyonu ciddi bir operasyondur.  Fiyat konusunda en doğru bilgi hekimle ilk muayene de görüşülerek öğrenilmesidir.  Fiyatlar operasyonun yapılacağı hastaneye ve hekimin tecrübesine göre bu konuda değişiklik gösterir.  Ayrıca öncelikle mide küçültme operasyonuna ve hastanın uygun olup olmadığına hekimin karar vermesi gerekir.  Dolayısıyla yüz yüze görüşme de operasyon fiyatının belirlenmesi en doğru yöntemlerden biridir.

Obezite Cerrahisi

Obezite cerrahisi günümüzde obezite hastalığının her geçen gün artması ve ciddi anlamda sağlık sorunu oluşturması sebebiyle sıklıkla yapılmaktadır.  Obezite cerrahisinin farklı iki çeşidi bulunur.  Bunlardan biri midenin küçültülmesi ve hastanın günlük besin miktarının azaltılması biçimindedir.  Diğer bir obezite cerrahisi ise bağırsakların bir kısmı alınarak dolayısıyla besin emiliminin azaltılması işlemidir.  Son yıllarda özellikle sağlık alanındaki gelişmeler obezite cerrahisi konusunda da farklı teknikler geliştirilmiştir.  Obezite cerrahisinde kapalı yöntem yani laparoskopik obezite operasyonları sonrasında hastada hızlı iyileşme süreci gelişir ve kısa sürede hasta günlük yaşamına döner.  Dolayısıyla ameliyattan sonra olası riskler her geçen gün azalır.  Ayrıca obezite operasyonundan sonra hasta fazla kilolarından kurtularak bununla birlikte birçok hastalığından da kurtulmuş olur.

Obezite Cerrahisi Sonrası Beslenme

Öncelikle obezite cerrahisi sonrasında hastanın beslenme alışkanlıkları değişir ve hasta bu alışkanlıkların değiştirilmesi için de özel bir çaba gösterir.  Ancak genel anlamda operasyon öncesi hastanın beslenme alışkanlıklarını değiştirememesi obezite cerrahisini zorunlu kılmaktadır.  Tüp mide operasyonu da denilen obezite cerrahisi sonrasında hastanın iştahı tamamen ortadan kalkar.  Başlangıçta sıvı olarak beslenen hasta ileriki dönemlerde posalı ve katı gıdaya yavaş yavaş geçer.  Ancak bu arada hastanın sağlık sorununun oluşmaması için protein ağırlıklı beslenmesi ve vitamin takviyesi alması gerekir.  Diyetisyen yardımıyla yeni bir beslenme biçimi uygulayarak bunu hayata geçirir.  obezite cerrahisi uzun vadede bakıldığında son derece başarılı operasyonlardan biridir.  Aşırı kilosu olan hastalara hekimler tarafından önerilen ve tercih edilen operasyondur.  Tüp mide operasyonu olan hastalar ameliyattan sonraki ilk 2 haftada mutlaka sıvı gıda ile beslenmeleri gerekir.  Ancak besin takviyeleri mutlaka olmalıdır.  Ayrıca operasyon sonrası kas kaybının yaşanmaması da son derece önemlidir.  Bu nedenle protein miktarı diyetisyen tarafından ayarlanarak hastaya uygun biçimde verilmelidir.  Gıdaların yavaş yavaş tüketilmesi bu süreçte çok önemlidir.  Ameliyattan sonraki 2 hafta hastada bulantı ve kusma hissi belirgin durumda olur.  Ancak daha sonradan bu şikâyetler yavaş yavaş ortadan kalkar.  Ayrıca operasyon olan hastaların kesinlik ve gazlı ve karbonatlı içeceklerden uzak durmaları önemlidir.  Katı gıdalara geçme hekim ve diyetisyen tarafından belirlenen sürede olmalıdır.  Bu süreçte kalorili çorbalar ve et suyu tavuk suyu gibi tanesiz ancak kalorili besinler tüketilmelidir.  Bir aydan sonra hasta yavaş yavaş katı beslenmeye geçebilir.

 

Daha Fazla Göster

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı