Ekonomi

TCMB faizde değişiklik yapmadı, likidite yönetimine devam

Politika açıklamasında; salgın dönemine özgü finansal düzenlemelerin kademeli normalleştirilmesi ve likidite yönetimi kapsamında atılan sıkılaştırıcı adımlarla finansal istikrarın destekleneceği vurgusu yapılırken, döviz kuru ve kredi gelişmeleri nedeniyle talep yönlü enflasyonu düşürücü etkilerin sınırlı kaldığından bahsediliyor. Kur oynaklığının enflasyona etkisi, pandemi koşulları nedeniyle enflasyonda oluşabilecek tahminlerden sapma aralığını artırabilir. Koronavirüs kapsamında uygulanan ucuz ve bol likiditeyi normalleştirme aşamasında olan TCMB, TRY’nin USD karşısında tarihi düşük seviyelerine doru değer kaybettiği piyasa ortamında bu daraltıcı adımlarını daha sık ve hızlı bir şekilde atmaktadır. Bu kapsamda 1 haftalık repodan fonlamayı kesen ve bankaları daha üst bantlardan borçlanmaya sevk eden Merkez Bankası, son günlerde uyguladığı geleneksel repo ihaleleri kapsamında ağırlıklı olarak %11,25 geç likidite oranı civarlarında likidite vermiş, aynı zamanda gecelik bazda uyguladığı borçlanma imkanlarını da kısarak bankaların acil likidite kapsamında geç likidite penceresine daha çok yönelmesine yol vermiştir. Bu durum, piyasada TRY faizlerinin artmaya devam edeceğini de göstermektedir.

 

TCMB Net Fonlaması ve Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti

Kaynak: TCMB, Bloomberg

 

Bu kapsamda Merkez Bankası’nın, resmi bir faiz artışına yönelmeden içinde bulunulan şartlarda TRY likidite tedbirlerini kullanarak sıkılaşma yapacağı ve ağırlıklı fonlama maliyetini artırmaya devam edeceği görülmektedir. Merkez Bankası’nın etkin hale gelen faiz koridoru tarafında da teknik ayarlama yapmasını bekleyebilirdik, bu da muhtemelen gecelik borç verme oranının ve geç likidite penceresinin yukarı çekilmesiyle yapılacaktı. Kullanılmayan 1 haftalık repo faiz oranında bir değişiklik yapmayan Merkez Bankası’nın, pratikte şu anda geçerli olan faiz bantlarında oluşan fonlama koşullarına göre ilerleyen toplantılarda ayarlama yapması söz konusu olabilir. Pandemi döneminde ekonomik aktivite dinamiklerini korumak amacıyla, direkt bir faiz artışının değerlendirmeye alınmadığı bu ortamda piyasada geçerli olan faizin, banka ve para piyasası faizlerini direkt etkilediğini görüyoruz. Bu durum banka ve mevduat faizlerine yansımakta, aynı zamanda bankaların kredi verme hızları da başta aktif rasyosu olmak üzere gevşetilen kriterlerden etkilenmektedir. Kredilerin artan maliyetlerden ve bankaların aktif pasif yönetimi önceliğinden etkilenerek yavaşlamasını ve maliyetlerin artmayı sürdürmesini bekleriz. TCMB’nin bir sonraki toplantısı 24 Eylül’de gerçekleşecek.

 

Faiz politikasında değişime gitmeyen Merkez Bankası, zorunlu karşılıkları kullanmaya ve piyasadan likidite çekmeye devam ediyor. TCMB açıklamasına göre; reel kredi büyüme kriterlerini karşılayan bankalar için TRY, döviz ve kıymetli metaller için zorunlu karşılıklar artırıldı. TCMB, tüm vadelerde RRR’leri kıymetli maden mevduat hesapları için 700 baz puan ve YP yükümlülükler için 200 baz puan artırıyor. Ayrıca Merkez Bankası 6 aya kadar vadeli TRY mevduat yükümlülükleri ve 1 yıla kadar vadeli diğer yükümlülük türleri için oranları 200 baz puan artırıyor; oran 3 yıla kadar olan yükümlülükler için 150 baz puan artırıldı. Kararın piyasadan 17 milyar TRY ve 8.5 milyar USD eşdeğer altın ve döviz çekmesi bekleniyor.

 

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Etiketler
Daha Fazla Göster

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı