Sponsorlu Bağlantılar

Ünlü Müzisyen Anıl Uzun ile Türk Müziği Türleri

Ünlü Müzisyen Anıl Uzun ile Türk Müziği Türleri

Türklerde müziğin köklü bir geçmişinin olmadığı düşünülse de esasında Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar yaşanan süreçte müzik köklü bir değişim göstermiştir. Göçlerin Türk müziği üzerinde oldukça etkili olduğunu ifade eden ünlü müzisyen Anıl Uzun, Orta Asya Türk toplumlarında müziğin diğer Türk kabilelerinde olduğu gibi dinsel ve büyüsel törenlerde kullanılan vurmalı çalgılarla başladığını ifade etmektedir. Bu törenlerin müziğe önemli bir ivme kazandırdığını belirten Uzun, göçler sonrası Anadolu’nun kültürel yapısı, tarihi ve coğrafi özelliklerinin de etkisiyle müziğin çok zenginleştiğini ve farklı kültürlerin bir harmanı olarak ortaya çıktığını söylemektedir.

İslamiyet’e geçişle beraber çok kültürlü müziğe yeni bir anlayışın daha eklendiğini bildiren ünlü müzisyen, Osmanlı İmparatorluğu’nun özellikle 17. Yüzyıla kadar dünyadaki önemli kültür merkezlerinden birisi olarak işlev gördüğünü belirtiyor.  Tanzimat dönemi ve bu dönemdeki yenileşme hareketlerinin dünyada yaşanan değişimlere paralel bir şekilde birçok alan gibi müziği de etkilediğine vurgu yapan Uzun, bu dönemde Türkiye’deki müzik türlerinde ve müzik beğenilerinde değişimler meydana geldiğini ifade ediyor. Özellikle Tanzimat sonrası dönemde müziğin biçim, form ve yapısının belirgin şekilde ortaya çıkmaya başladığına dikkatleri çeken Anıl Uzun, Türkiye’deki müziğin çeşitli ana ve alt başlıkları olduğunu söylemektedir.

İlk incelenmesi gereken müziğin Türk Halk Müziği olduğunu ifade eden Anıl Uzun, Orta Asya bozkırlarından Anadolu kültürüne taşınan bu müzik türünün sentez bir tür olduğunu ifade ediyor. Orta Asya’daki müziğe Anadolu halklarının müziğinin eklenmesiyle oluşan Halk Müziği günümüzde popüler olmamakla birlikte varlığını sürdüren müzik türlerinden bir tanesidir ve bazı kesimler tarafından yoğun olarak dinlenmektedir.

Türk Sanat Müziği ise özellikle İslamiyet’in kabulü sonrası Türk toplumunda yaşanan değişimlere paralel olarak geliştiğini belirten ünlü müzisyen, dönemin ünlü İslam düşünürlerinin de etkisiyle sanat müziği oluşturulmuştur, diyor. Saray müziği olarak da nitelenen Türk Sanat Müziğinin çok önemli temsilcilerinin bulunduğunu vurgulayan Uzun, günümüzde hala bu müzik dalını icra eden birçok sanatçının olduğunu söylüyor.

Türk müzikleri alanında bir diğer önemli kategorinin Askeri Müzikler olduğunu belirten Anıl Uzun, tarih boyunca her dönem askeri müzik gruplarının Türk ordusunun yanında yer aldığına değiniyor. Hunlardan günümüze dek vurmalı davul, zil, kos gibi aletlerin; üflemeli çalgılardan nefir ve boru gibi aletlerle oluşturulan askeri bandoların Türk müziğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Anıl Uzun, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde tabılhane olarak başlayan askeri bandoların sonradan mehterhane ismini aldıklarını ifade ediyor. Askeri müziklerde mehter marşının son derece önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen ünlü müzisyen, Osmanlı’nın mehter takımlarıyla ve müziğin gücüyle birçok savaşı kazandığına değiniyor. Viyana kapılarına dayanan Osmanlı ordusunun yaptığı müziğin etkisinde kalan Mozart’ın Türk Marşı’nı bestelediği bilinmektedir.

Popüler müzik kategorisi altında ise Arabesk, Pop Müzik, Rock Müzik gibi alanları yerleştirebileceğimizi ifade eden Uzun, Arabesk müziğin adeta damarlarımıza işlediğini de ekliyor. Pop müzik parçaları içerisinde bile zaman zaman arabesk notalara yer verildiğini belirten ünlü müzisyen, Türkiye’de arabesk müzik hiçbir dönemde popülerliğini yitirmiyor, ifadelerini kullanıyor. Batı müziğinin etkisiyle Türkiye’ye giriş yapan Pop müzik ve Rock müzik gibi alanların hızlı tüketilen türler olması sebebiyle müzikte kalıcılık oluşturmadığını vurgulayan Uzun, tüketim alışkanlıklarının hızla değiştiğini bunun da müziğe tesirinin yüksek seviyede olduğunu belirtiyor.

Dini müzik kategorisinde tasavvuf müziği, ilahiler gibi türlerin etkin olduğunu ifade eden Anıl Uzun, cami ve tekkelerdeki zikir sayılarının bu tür müzikte çok etkin olduğunu ve İslamiyet’in kabulü sonrası ortaya çıkan dini müziğin günümüzde hala geçerliliğini koruduğunu vurguluyor.

Son olarak Cumhuriyet’in kurulması sonrası Atatürk’ün müzik alanında yaptığı titiz çalışmaların klasik batı müziğinin Türkiye’ye girmesine sebep olduğunu belirten Uzun, özellikle Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası gibi orkestraların günümüzde hala bu müziği yaşattığını belirtti.

 

 

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı